Proje Türkiye’de çok katmanlı tarihi kent merkezlerindeki kentsel arkeolojik değerlerin, özellikle toprak altı arkeolojik katmanların planlama sürecine girdi sağlayabilmesine ve kent yaşamına dahil edilmesine yönelik yöntem geliştirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye’deki tarihi yerleşimlerin büyük bir bölümünde kentsel yaşam farklı dönemlere ait arkeolojik katmanların üzerinde devam etmektedir. Farklı dönemlerde yürütülen bilimsel araştırmalar ve/veya şans eseri bulgular (kentsel altyapı çalışmaları, bina temel kazıları, yol çalışmaları, vb.) ile söz konusu arkeolojik katmanların izlerini gösterir sonuçlara ulaşılmaktadır. Tarihi kentlerin çok katmanlı yapısı gerek anıtsal yapılar ve buluntu alanları gibi görünen izler, gerekse toprak altında var olan arkeolojik potansiyel ile günümüz kent yaşamına zenginlik katmaktadır. Bu bulgulara dayanılarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde arkeolojik ve kentsel arkeolojik sit sınırları belirlenmiştir. Ancak, sit alanı tanımlarındaki belirsizlikler ve yetersiz belgeleme çalışmaları nedeniyle planlama sürecine kentsel arkeolojik değerler dahil edilememekte ve kentsel gelişme karşısında sorun alanları olarak görülebilmektedir. Bu durum, var olan finansal, kurumsal ve yasal kısıtlılıklarla doğrudan ilişkilidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, arkeoloji müzeleri ve yerel yönetimler ile mülk sahibi ve yatırımcılardan oluşan aktörler arasındaki kurumsallaşmamış ilişkiler sorun alanının oluşumunda en temel nedenlerden bir tanesidir. Bir diğer sorun alanı da, disiplinler üstü bir çalışma alanı olan kentsel arkeoloji alanında birlikte çalışması gereken kent planlama, arkeoloji ve mimarlık gibi meslek alanları arasındaki bilgi, dolayısıyla iletişim eksikliğidir.


Belirtildiği üzere, kentsel arkeoloji çalışmaları çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Ancak, koruma kültürünün tam anlamıyla yer edinemediği ülkemizde kentsel arkeoloji disiplinler arası / üstü bir çalışma alanı olarak özümsenememiş, finansal ve yönetsel sorunlarla beraber, çok katmanlı kentlerin arkeolojik değerleri kültürel öğeler olarak algılanmak yerine, kentsel gelişmeyi kısıtlayan engeller olarak görülmüştür. Dolayısıyla, planlama sürecine girdi oluşturamayan kentsel arkeolojik değerler ve çok katmanlı tarihi kentlerin kültürel zenginliği korunamamakta, kentsel yaşama katılamamakta ve kentli üzerinde yaşadığı arkeolojik katmanlardan bihaber kalmaktadır.


Bu nedenle, proje kapsamında, öncelikli olarak, farklı nitelikte var olan birincil ve ikincil veri setlerine ek olarak proje kapsamında yürütülecek yeni araştırmalar sonucunda elde edilen veriler CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) destekli yöntemler ile mekansallaştırılması amaçlanmaktadır. Bu sayede, farklı veri setlerinin birlikte değerlendirilebilmesi ve çok katmanlı yapının özelliklerini yorumlayabilmek mümkün olabilecektir. Mekansallaştırılmış arkeolojik verilerin mevcut kentsel doku, farklı dönemlerde oluşan doğal veya insan yapımı tahribatlar ve arkeolojik dolgu kalitesi ile birlikte değerlendirilmesi ile çok katmanlı kentsel doku içerisinde planlama sürecinde alt strateji bölgesi olarak ele alınabilecek farklı nitelikteki karakter bölgelerinin tanımlanması mümkün olacaktır. Söz konusu kentsel arkeolojik karakter bölgelerinin tanımlanması ile kentsel planlama sürecinin erken dönemlerinden itibaren, değişen kentli ihtiyaçları, kentsel gelişme talepleri ve kamu yararı göz ardı edilmeden öncelikli olarak detaylı koruma-planlama stratejilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Proje sonucunda, kentsel koruma planlamasına yönelik yeni bir analiz süreci tanımlayan yönteme ilişkin yol haritası niteliğinde rehber bir doküman oluşturması planlanmaktadır. Bu yapısı ile araştırma projesi koruma planlaması sürecinde daha geniş bir bakış açısına sahip disiplinler arası bir planlama analizi süreci oluşturmayı amaçlamaktadır.

 

Anasayfa        Amaç        Kapsam        Yöntem        Özgün Değer        Uygulama        Proje Ekibi        Kentsel Arkeoloji         Tarsus        İletişim