Türkiye’deki tarihi yerleşimlerin büyük bir bölümünde kentsel yaşam farklı dönemlere ait arkeolojik katmanların üzerinde devam etmektedir. Yürütülen bilimsel araştırmalar ve/veya şans eseri bulgular (kentsel altyapı çalışmaları, bina temel kazıları, yol çalışmaları, vb.) ile söz konusu arkeolojik katmanların izlerini gösterir sonuçlara ulaşılmaktadır. Bu bulgulara dayanılarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde arkeolojik ve kentsel arkeolojik sit sınırları belirlenmiştir. Ancak, sit alanı tanımlarındaki belirsizlikler ve yetersiz belgeleme çalışmaları nedeniyle planlama sürecine kentsel arkeolojik değerler dahil edilememekte ve kentsel gelişme karşısında sorun alanları olarak görülebilmektedir. Bu durum, var olan finansal, kurumsal ve yasal kısıtlılıklarla da doğrudan ilişkilidir. Bu noktada en temel sorun alanlarından bir tanesi de, disiplinler üstü bir çalışma alanı olan kentsel arkeoloji alanında birlikte çalışması gereken şehir planlama ve arkeoloji meslek alanları arasındaki bilgi, dolayısıyla iletişim eksikliğidir. Dolayısıyla, planlama sürecine girdi oluşturamayan kentsel arkeolojik değerler ve çok katmanlı tarihi kentlerin kültürel zenginliği korunamamakta, kentsel yaşama katılamamakta ve kentli, üzerinde yaşadığı arkeolojik katmanlardan bihaber kalmaktadır.


Araştırma projesi, Türkiye’de çok katmanlı tarihi kent merkezlerindeki kentsel arkeolojik değerlerin, özellikle toprak altı arkeolojik katmanların planlama sürecine girdi sağlayabilmesine ve kent yaşamına dahil edilmesine yönelik kentsel koruma planlaması sürecinde kullanılabilecek araştırma yöntemi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, proje kapsamında, öncelikli olarak, farklı kurumlarda ve nitelikteki arkeolojik, tarihsel ve görsel veri setleri (arşiv dokümanları, eski harita-fotoğraf-gravür ve yazın güncellemesi) CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) destekli yöntemler ile mekânsallaştırılacaktır. Daha sonrasında, elde edilen mekansal verilerin, araştırma proje kapsamında kentsel dokuda yürütülecek yeni gözlem ve incelemeler sonucunda elde edilen veri setleriyle birlikte değerlendirilmesiyle, çok katmanlı yapının özellikleri yorumlanabilecektir.


Bu bağlamda, basit bir denklem “Pr= (Pi-D)q(Garmy,1995, 3-8) ile tanımlanan araştırma süreci, etaplar halinde yürütülecek araştırma projesine omurga oluşturacak şekilde kullanılacaktır. Gerçek kentsel arkeolojik potansiyelin tanımlanması için basit bir denklem olarak öngörülen yöntem, korunmuş / korunması olası kentsel arkeolojik potansiyeli tanımlamaktadır. Bu kapsamda, teorik olarak kentsel arkeolojik potansiyelin, farklı nedenler ile oluşmuş tahribatın ve arkeolojik dolgu kalitesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak planlama sürecinde alt strateji bölgesi olarak ele alınabilecek farklı nitelikteki karakter bölgelerinin tanımlanması mümkün olacaktır. Proje sonucunda, kentsel koruma planlamasına yönelik yeni bir analiz süreci tanımlayan yönteme ilişkin yol haritası niteliğinde rehber bir doküman oluşturulması planlanmaktadır.


Bu bağlamda, disiplinler arası / üstü bir çalışma alanı olarak kentsel arkeoloji, sadece arkeoloji biliminin temel aldığı yaklaşımlar ile değil, yerleşim tarihi, kentsel gelişme dinamikleri ve kentsel morfolojik izleri de birlikte değerlendiren, kentsel koruma planlamasına girdi sağlayabilecek önemli bir planlama analizi süreci olarak ele alınacaktır. Bu kapsamda, planlama sürecinin ilk etaplarından itibaren, bir zorunluluk olarak plancı, kentsel arkeolojik potansiyel ve değerlerin mekânsal yayılımı hakkında yeterli bilgiye sahip olabilecektir. Bu nedenle, yürütülecek olan araştırma projesi, planlama meslek alanı içerisinde disiplinler arası bir çalışma tarif etmektedir.


Araştırma projesi kapsamında oluşturulacak “proje internet sitesi” proje çıktı ve sonuçlarının, potansiyel kullanıcılara ulaştırılması ve yayılımına ilişkin en temel paylaşım ortamını sağlayacaktır. Ayrıca, proje süresince şehir planlama, arkeoloji ve mimarlık uzmanlık alanları ile kentsel ölçekte yetki-sorumluluk sahibi yönetici ve bürokratların bir araya gelmesini sağlayacak atölye çalışmaları öngörülmüştür.


Türkiye’de farklı büyüklüklerdeki çok katmanlı tarihi kent merkezleri düşünüldüğünde, proje kapsamında ortaya koyulacak yöntem çalışmasının örnek bir çalışma alanı özelinde ele alınması bilimsel tartışmaların somutlaştırılmasını ve uygulama olanaklarının ortaya koyulmasını sağlayacaktır. Bu nedenle, katmanlı bir yapıya sahip olması ve farklı dönemlerde yürütülen değişen büyüklüklerdeki arkeolojik çalışmalara rağmen, özellikle toprak altı kentsel arkeolojik potansiyeli tam olarak belirlenmemiş önemli bir merkez olan Tarsus tarihi kent merkezi proje kapsamında örnek alan olarak seçilmiştir.


Literatür: Garmy, P., Urban Archaeology in France, Committee on Cultural Heritage, European Plan for Archaeology, Group of Specialist on Urban Archaeology, (1995).

 

Anasayfa        Amaç        Kapsam        Yöntem        Özgün Değer        Uygulama        Proje Ekibi        Kentsel Arkeoloji         Tarsus        İletişim